Şiir Sarnıcı

ŞİİR /SANAT ÇÖZÜMLEME TEKNİĞİ (ÖZET)
Deneme

ŞİİR /SANAT ÇÖZÜMLEME TEKNİĞİ (ÖZET)

ŞİİR ÇÖZÜMLEME TEKNİĞİ   
Şiir çözümleme tekniği, aynı zamanda ‘Sanat Çözümleme Tekniği’dir. Her sanat dalına uygulanabilen dinamik bir yapıya sahiptir.    

Şiir Çözümleme Tekniği, sanat yapıtının ontik[1] bütünlüğü ve integral[2] yapısı gereği öne sürülen yeni bir şiir inceleme yöntemidir. Şiirin varlık katmanlarını inceleme esasına dayanır. Bu teknik, şairin imgelem sürecinden şiiri yaratışına, şiirin okurda yarattığı etkiden gelecekteki anlamsal devinime kadar toplam şiirsel süreci kapsar. Şiirin bütün organlarının varlığı ya da yokluğu ile işlevsellik ve işlerlik durumunu ortaya koymaya çalışır. Şiirin ön ve derin yapısını, kapalı-açık alanlarını ve iletilerini açığa çıkarmaya yöneliktir. Bunun yanında, şiirin kurgusu, şiir dili tekniklerini ve şiirin okurla karşı karşıya gelmesinde ortaya çıkan etkiyi açıklamaya ve daha nesnel sonuçlara ulaşmaya çalışır. Diğer taraftan bir şiirin ne olup olmadığı, nasıl yazıldığı gibi sorulara ayrıntılı artalan bilgisi sunar. 
Bağlayıcı ve sınırlayıcı bir tutumu yoktur; çözümleyiciyi olabildiğince nesnel dayanaklarla şiiri incelemeye yöneltir. Şiirin varlık katmanlarını sanat bilimi açısından çözümler ve aralarındaki ilişkiden yapıtın sanatsal değerini ortaya çıkarmaya çalışır. Ayrıca, tüm sanat yapıtlarının çözümlenmesi ve incelenmesi için bir yöntem ortaya koyar. Bu yönteme dayanarak ‘Katman Edebiyat Eleştiri Sistemi’ni önerir. Öznel eleştiriyi öteleyerek daha ayakları yere basar nesnel eleştiriye sistemli bir gidiş yolu belirler.  

Katman; şiirde birbirine benzer belirli özelliklerin; içsel, dışsal, fiziksel, duyusal nitelik veya niceliklerin, bir arada bulunduğu bir yapıyı belirtir. Ses, anlam, anlatım gibi… 
Tabaka, katmanın alt birimidir. Katman iç yapısını daha özelleştirebilir birlikteliklerdir. Anlam katmanı altında; gerçek anlam tabakası, üst anlam tabakası gibi…  Tabakalar birleşerek yapıttaki bir katmanı oluştururlar. 
Eksen ise sesin fiziksel yapısı gereği, şiirin ses katmanı altındaki ayrıştırılabilir yapıdır. Yalnızca ses katmanında kullanılan bir terimdir. Tonlama ekseni, ezgi ekseni gibi… Tabaka ve eksenler katmanı, katmanlar bir bütün sanat eserini var ederler. Tıpkı insanın belirli ruhsal ve fiziksel katmanlardan oluşması gibi… 
Katmanlar, aynı zamanda birbirinden ayrıştırılabilir, belirli disiplinler altında ele alınabilir ve kendi içinde tanımlanabilir özellikler olarak düşünülmektedir. Örneğin ses katmanı; ses bilimi, estetik katmanı ise estetik biliminin öne sürdüğü ilkelerle incelenebilir alanlar olarak ele alınmalıdır. Bunlar, sadece nitelik ve nicelik bakımından ayrıştırılmış alt yapılardır; birbirinden bağımsız tek başlarına şiirsel ya da sanatsal bir sonucu doğuramazlar. 

Bir şiiri oluşturan ve birbirine kenetleyen katmanlar; 
· Biçim Katmanı, 
· Anlam Katmanı, 
· Ses Katmanı, 
· Anlatım Katmanı, 
· Çağrışım Katmanı,
· Coşum Katmanı
· Estetik Katmanı 

Bunlar, şiirin dünyaya açılan yedi duyusudur ya da yedi iletim organıdır. Hem fiziksel hem de duyusal toplam varlık alanlarıdır. Bunların birleşiminden şiirin ön ve arka yapısı oluşmaktadır.
Katman yöntemi, her sanat dalını çözümlemek için kullanılabilir bir genellik taşır. Sanat türünün özelliğine göre ek katmanlar tespit edilebilir. Örneğin resim alanında bir tabloyu çözümlemek istiyorsak, ‘perspektifi’ ek bir katman olarak ele alabiliriz. Veya roman sanatında karakter yaratmayı bir katman olarak belirleyebiliriz. Diğerlerinde olduğu gibi bu katmanları kendi disiplinleri altında inceleyerek yapıtı çözümleyebiliriz, eleştirebiliriz.  
Günümüzde şiir çözümlemelerinde belli kuram ve ölçütler temel alınsa da çözümleyicinin deneyimi ve şiir anlayışı ön plandadır. Öznel yargının ağırlıklı olduğu inceleme veya çözümlemeler; şiirdeki dilsel, sanatsal, anlam, anlatım, ses ve çağrışım gibi değerleri ortaya koymakta yetersiz kalırlar. Daha doğrusu verimli bir sonuç üretmesi olası değildir. Şiire hangi tür eleştiri kuramı, hangi sanat anlayışının verileriyle yaklaşırsak yaklaşalım, şiirin dilsel ve sanatsal değerini ortaya çıkarmak oldukça zorlu, çok parametreli bir yoldur. Şiir, öyle kolaylıkla ölçülebilir ve tartılabilir değildir. Toplumsal değerler, zaman, coğrafya ve kişisel algı ile yargılara göre değişik anlam gösteren açık dokulu metinler olarak karşımıza çıkarlar. 
Yukarıda belirtiğim katman ve tabakalar, bir şiirde mutlak var olan ve açıklama gereği duyulan varlık alanlarıdır. Eleştirmen ve çözümleyici şiir çözümleme tekniğini kullanabilmesi için; dilsel, bilimsel ve şiirsel donanıma sahip olmak zorundadır. Örneğin çözümleyici, estetik katmanını inceleyebilmesi için estetik bilimini, coşum katmanını inceleyebilmesi için bilişsel psikoloji ve sosyolojinin temel kuramlarını bilmesi gerekir. 
Akademik eleştiri kuramından okur merkezli eleştiri kuramına kadar ortaya konmuş bütün kuramları ele aldığımızda, bu kuramların belli bir anlayış ve açıdan sanat eserini ele aldığını görürüz. Oysa bir sanat yapıtı, insan ürünüdür; şu dörtgen içerisinde var olur.
·                    Sanatçı,
·                    Eser, 
·                    Ortam[3]
·                    Okur 
Sanat yaratısı; insanın bilişsel ve duyusal süreci ile dil, düşünce, nesne, evren ve yaşam ilişkisinden doğar. Bu işlem süreci çok boyutludur ve kolay açıklanabilir bir ilişki değildir. Bu nedenle şiirin derinliğini, yüzeyini ve arka yapısını görebilen bir yaklaşım geliştirmek zorunluluğu doğar.  

Şiir çözümleme tekniğinin amacı; bir şiirin biçiminden duyusal varlık alanına kadar varlık katmanlarını sanat bilimi açısından incelemek; şair, şiir, ortam ve okur dörtgeninden doğan sanatsal değeri görünür kılmaktır.Şiirin iç organları ile şiirin canlılığını ilgilendiren tüm ögelerini işlevleriyle görüntülemektir. Ancak bu teknik, şiir çözümlemesinde sadece genel yol ve yordamı belirler. Çözümlemede “nasıl” sorusunun yanıtını çözümleyiciye ve eleştirmene bırakır. Çünkü şiir, her sanat yapıtında olduğu gibi, ilk yaratılış sürecinden başlayarak topluma mal olup belleklerde yer almasıyla birlikte varlığı ve yaydığı ileti, okur algısına bağımlı olarak dinamik bir sürece tabidir. Sanat anlayışının değiştiği gibi şiirin temel alınan değerlerinin de değişebileceğini göz önünde bulundurmak gerekir. Şiir çözümleme tekniği, okur ve sanat anlayışında meydana gelecek değişime ayak uydurmak için dinamik bir yapıya sahip olmak zorundadır.

Ayrıca, çözümlemeyle ortaya çıkan nesnel bilgilere yaslanarak, okur ve eleştirmene şiirsel dünyayı daha görünür kılar.

Şiiri şiir yapan ölçütleri ortaya çıkarabilmek maksadıyla, şiirdeki varlık katmanlarını ayrıntılı ele almak gerekir. Bu katmanları olabildiğince bilimsel ve teknik açıdan ele almak, öznel yargıyı biraz daha öteler. Şiirin sanatsal değerini sağlıklı çözümlemek için; şiire okur, şair, ortam ve eleştirmen gözünden bakılmalıdır. Şiir bir sanat eseridir ve baştan sona tüm varlık alanları, gerçek ve gerçek üstü dünyası, insanın bilgi, algı ve yargılarına bağımlıdır. Şiir çözümleme tekniğini, sadece şiirin etkisi ve şiirsel değerini çözümlemek için kullandığımız bir teknik olarak düşünmemek gerekir. Bu tekniğin dört farklı konuya açılım getireceğini ve bakış zenginliği oluşturacağını öngörüyorum. Şöyle ki:       
  
·                    Şiiri değerlendirmek, dilsel ayrıntılarını çözmek, nesnel ve duyusal alanlarını açmak, sanatsal ve şiirselliğini saptamak, şiirin dış ve iç tasarımını başka bir göz ve formatta ayrıntılı okumaktır. 
·                    Betik olarak şiirin ne olup olmadığını anlamak ve şiir nasıl yazılır sorusuna yanıt oluşturmaktır.  
·                    Yaratım sürecinde; şiir dilini kullanım, dil tekniği ile yaratıcılık kavramına ilişkin açılım, bakış ve anlam üretmektir. Alışılmamış bağdaştırma, sapma ve değinmece gibi şiir dili tekniğinde var olan ve sanatsal yaratıcılığın önünü açan dilsel konu ve düşünsel yönünü görünür kılmaktır.
·                    Şiir eleştirisinde; daha sanatsal, nesnel sonuçlara ulaşabilmeyi, öznel yargıyı en alt sınırlara çekebilmeyi ve biçimlendirilmiş (sanat algısı güdüm altına alınmış) eleştirmen tutumunu bertaraf edebilmeyi amaçlamaktır.

Sanat, çok boyutlu ve çok parametreli bir etkinliktir. Bir sanat eseri; bilgi, imgelem, donanım, teknik ve teknoloji olmadan günümüz koşullarında beğeni oluşturan düzeyde var edilemez. Örneğin şiir ve roman gibi yazınsal eserler bile teknik ve teknoloji gerektirir. Çünkü bu eserlerin yazımı, öncelikle imgelemi, imgelemi nesnelleştirmek için donanımı, dil, bilgi ve tekniği gerektirir. Biz biliyoruz ki bilginin kullanılabilir duruma dönüştürülmesine teknoloji denir. Yazınsal eserlerde bilginin kullanımı, kendine özgü bir tekniği, teknolojiyi ve dil bilimini gerekli kılar. 
İşte bu nedenle sanatçıdan sanata, şairden şiire, şiirden eleştirmene, bunlarla en yakın bağı olan okura kadar tüm süreci ele almak gerekir. Bunların varoluş ve eylemlerini anlamadan, sanatın doğuşundan okurdaki karşılığına kadar olan süreci çözümlemeden, sanatsal anlamda hızlı yol alabileceğimizi düşünmüyorum. Bu düşünceden hareketle, şiir çözümleme tekniğine bu dörtgenin açılarından ve eleştirmen gözünden bakmayı öneriyorum. 

Öznel yargı şiir çözümlemesinde olmak zorundadır, ancak nesnel yargı ne kadar yoğun ise şiirin çözümlenmesi o kadar sağlıklıdır. Şiir çözümlemesinin bir diğer yanı, şiirin yarattığı duyusal etkinin dayandığı temelleri ortaya koymaktır. Şiiri duyusal etki açısından incelemek için öznel ve popülist yaklaşımlardan uzak olunmalıdır, ancak bu durum kişisel algı ve yargıya bağımlı olması nedeniyle uygulamada zordur. Şiir çözümü de şiir eleştirisi kadar özgür ve özgün bakış gerektirir. Diğer bir söylemle biçimlendirilmemiş algı, bilimsel yaklaşım gerektirir.  
Nesnel ve gerçek ötesi dünyanın görünüşe taşınması, imgelemin sıra dışı dille anlatımı ve bunlarla birlikte şiirde en etkin duyusal devinimin sağlaması şiirdeki organik birlik ve düzenliliğe bağımlıdır. Organik birlik ve düzenliliğin istenen düzeyde oluşturulması için; fiziksel, anlamsal, duyusal ve dilsel katmanları görünür kılmak gerekir. Bir şiiri ayrıntılı çözümlemek, eleştirmek, etkisini açığa çıkarmak ve onun önerdiği dünyayı okuyabilmek; sözünü ettiğim katmanların tek tek ve eş zamanlı ele alınması ile olasıdır. Şiir/sanat çözümlemesi ve eleştirisine bu yöntemle yaklaşmadığımız sürece, edebiyat için edebiyat yapmaktan öte geçemeyiz. Şiir çözümlemelerine veya eleştiri adı altında yazılan denemelere baktığımızda, bunların çoğunluğu, deneyim ve sezgi içeriyor olmasına karşın edebiyat için edebiyat yapan metinler durumundadır.  

Öznel inceleme; eleştirmenin sanatsal deneyimi, dünya algısı, inanç ve değer yargılarına bağlıdır. Oysa nesnel şiir inceleme; bilgi disiplini durumuna dönüşmüş kuramsal şiir bilgisini, dilin özelliklerini, sanat felsefesinin öngördüğü sanatsal yaklaşımı, estetik biliminin öngördüğü bakış açısını gerektirir. Yapıtla okur arasında mutlak bir etkileşim vardır; bu etkileşimin içeriği öyle kolay açıklanabilir bir süreç değildir.  İleri sürdüğüm teknik bu zorlu süreci açıklamaya çalışır. Sanat bilimi açısından tarafsız bakış gerektirir. İster istemez şiiri bu değerlerle incelediğimizde, eleştirmenin öznel yargılarını daha tutarlı olarak kontrol altında tutabiliriz demektir. Bir şiiri çözümlerken/eleştirirken, deneyim ve dünya algısına bağlı öznel yargı olmak zorundadır; ancak şiiri nesnel yargıyla somutlaştırmak daha analitik bir yaklaşım olur. Bana göre şiir çözümlemesi için önerdiğim tekniğin en somut getirilerinden biri; şiir eleştirisi konusunda bir adım daha ilerlemek ve eleştiriyi daha bilgi bazlı duruma dönüştürmektir. İleride okuyacağınız “Katman Edebiyat Eleştiri Sistemi” bu tekniğe yaslanarak genellenebilir, denenebilir, gözlenebilir sonuçlar üretmektedir. 

Bu teknik, bütün sanat alanları için kullanılabilir; ancak ilgili disiplin ve normları esas almak zorunluluğu vardır. Bu nedenle, sanatsal ve estetik değer dışındaki yaklaşım ve ön kabulleri ötelemeye çalışır. Bu durumda öznel eleştiri, inceleme, çözümleme yerine; daha nesnel bir eleştiri, inceleme, çözümleme yöntemine başvurmak zorunda bırakır. 

Sanat/Şiir Çözümleme Tekniği akış süreci:
1. Biçim Katmanı
2. Anlam Katmanı
     a. Gerçek Anlam Tabakası (Temel, Yan, Mecaz anlam…),
     b. Rastlantısal Anlam Tabakası 
     c. Üst Anlam Tabakası
3. Anlatım Katmanı
4. Ses Katmanı
    a. Tonlama Ekseni
    b. Ezgi Ekseni
    c. Sanatsal Ezgi Ekseni
5. Çağrışım Katmanı
    a. Çağrıştırma Tabakası
    b. Çağrışımsal İmgelem Tabakası
    c. Rastlantısal İmgelem Tabakası
6. Coşum Katmanı
7. Estetik Katmanı
     a. Şiirdeki Estetik Değer Tabakası
     b. Okurdaki Estetik Algı Tabakası
     c. Durumsal Estetik Değer Tabakası
8.  Katmanlarda yer almayan ayrıksı sanatsal konular
9. Sonuç:
 
Çözümlemenin bel kemiğini oluşturan ve sanatsal görünüşün açığa çıkarılması için temel verileri sağlayan; kuram, olgu ya da durumlar/süreçler vardır. 
   a.   Anlam Katmanında; Rastlantısal Anlam Tabakası
   b.   Ses Katmanında, Şiirsel Ezgi Ekseni 
   c.    Çağrışım Katmanında; Çağrışımsal İmgelem Tabakası ve Rastlantısal İmgelem Tabakası
   d.   Estetik Katmanında; Durumsal Estetik Değer Tabakası. 
Bunlar; okur ile yapıt arasındaki ilişkiyi ve zorunlu süreci açığa çıkarmaya yöneliktir. Sanatsal ifadenin söze dökülebilmesi için kilit olgu, kuram veya süreçlerdir. Ayrıca, anlatı bilim, estetik bilimi, ruhbilimi, ses bilgisi gibi ilgili disiplinlerin ışığında hareket etmeyi zorunlu kılarlar. Bu yüzden, çözümlemede öznel olmayı öteleyerek daha nesnel ölçütlere yönelmek zorunda bırakırlar. 

Eleştirmen veya çözümleyici olarak bir şiiri incelemek, çözümlemek istiyorsak, yukarıda sözünü ettiğim kilit kuram ve süreçleri ilgili disiplinleri ışığı altında bilmeliyiz. Bunları; oluş, işlev, işleyiş ve etkileri bakımından tam anlamıyla kavramalıyız ki sanatsal değerin ortaya konmasında daha tutarlı olabilelim. 
Şiir çözümleme tekniği; aynı zamanda bütün sanat dallarının yapıtlarını çözümlemek, incelemek ve değerlendirmek için yeni bir yaklaşım yöntemi ortaya koyar; temel ilkeleri belirler; sistemin sınırlarını gösterir; her yapıt için uygulanabilir bir sistemi kurar. Dinamik bir yapıdır. Her sanat yapıtı, organik bir bütünlüğe sahiptir. İnsan vücudunu incelerken her organı ve her bileşeni ayrı ayrı inceliyorsak, yapıtta da aynı incelemeyi yapmadan sağlıklı bir sonuca ulaşamayız. İnsan vücudunda nasıl ki her şey birbirine bağımlıysa, yapıttaki her katman da birbirine bağımlıdır; organlar gibi. Ruhsal bir durum, kan basıncından tüm salgılara kadar pek çok şeyi etkilemektedir. Yapıtta da aynı durum söz konusudur. Duyusal katmanlar, fiziksel katmanları etkiler. Fiziksel katmanlar da duyusal katmanları etkiler. Tamamıyla birbirlerine bağımlılardır. 

Örneğin bir resmi çözümlemek istersek, şiirde kullandığımız tüm katmanları kullanabiliriz; ses katmanı dahil. Yapıtın özelliği gereği, katmanın gereksiz olduğunu düşünüyorsak çıkarabiliriz. Mevcut katmanların incelenmesinin yeterli gelmeyeceğini düşünüyorsak yeni katmanlar belirleyebiliriz. Örneğin resim sanatı için “perspektif katmanı” gibi. 

Şiir çözümleme tekniği, aynı zamanda “Sanat Çözümleme Tekniği”dir.  


[1]   Ontik; Nesnel ve duyusal varlıklar katmanlarından oluşan
[2] İntegral; çözümlenebilir, türevi alınabilir, parçalara ayrılıp bütünleştirilebilir, toplamı hesaplanabilir.
[3] Ortam’ın sanat/şiir üzerindeki etkisi ayrıca estetik katmanında incelenecektir.
535 görüntüleme
0 beğeni 0 yorum

Yorumlar

(0)

Yorum yapmak için giriş yapın

Giriş Yap

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!