Şiir Sarnıcı

YAYIN DONDURMA KARARI
Эссе

YAYIN DONDURMA KARARI

YAYINCIDAN
Değerli Okurlarımız
Şiir Sarnıcı (e-dergi) 29. Sayıya ulaştı. Ne var ki bu sayıdan sonra derginin yayımını dondurma kararı aldım. Derginin yayımını ileriki zamanlarda kaldığı yerden sürdürür müyüm, bunu ben de bilmiyorum. Şiir Sarnıcı (e-dergi), çıkış bildirisinde de belirtildiği üzere istenen hedefe ulaşamadı ve ulaşması da bu ortamda olası görünmüyor. Gelecek sayılar yayımlanmasa bile derginin geçmiş sayılarını, hem blok sayfalarından hem de WEB (siirsarnici.com) sitesinden istediğiniz her sayıya ulaşıp okuyabilir, paylaşabilir, indirip sayısal ortamda saklayabilirsiniz.
Okurlarımıza veda ederken En azından edebiyat tarihçilerine kolaylık olsun düşüncesiyle bazı saptamalara yer vereceğim.
Şiir Sarnıcı, Kasım 2019’da yayıma başladığında büyük bir heves ve beklentilere sahipti.
Çıkış Bildirisinde de belirtildiği gibi;
Genç yazar şairleri, yazın dünyasına kazandırmak ilk beklentileri arasındaydı.
Temiz bir dil, dış dünyanın uydurmalarından arındırılmış çağdaş bir anlayışla yazın dünyasına katkı sağlamaktı umudu.
Dünya şiir severlerini, özellikle Türkçenin lehçe ve ağızlarını konuşan bütün toplum yazar şairlerini bir platformda buluşturup kaynaştırmaktı diğer bir hedefi.
Tanzimat Edebiyatının son zamanlarında olduğu gibi sanat ve şiir üzerine görüş alışverişi yapmak, bilimsel düzeyde tartışmak, sanatın özellikle şiirin felsefesini açıp yayarak bir ekol yaratabilmekti en son amacı.
Uluslararası yayın yapan hakemli bir dergi olabilmekti büyüdüğünde… Ne var ki ülkemizdeki yazın ortamı bunlara izin vermeyecek kadar sıkıntılı dönemi yaşıyor.
Dergi, getiri kaygısından tamamen uzak, salt emek kapsamlı bir yayın olarak altı yıl yaşamını sürdürdü. Her şeyin bir sonu olduğu gibi bunca emeğin de bir sonu olmalıydı. Sonra gelecek kuşakların bayrağı devralması gerekiyordu ki bugün, çok sayıda e-dergi yayımlanıyor artık. Öyle sanıyorum ki Şiir Sarnıcı (e-dergi) sınıfında ilklerden biri olarak edebiyat tarihinde yerini alacaktır.
Yapmak istediğim ve yapılmasının olası olmadığını açıklayabilmek için derginin çıkış bildirisini bu sayfadan bir kez daha aktarıyorum. Bundan sonra yayını neden dondurma kararı aldım daha kolay açıklayabilirim sanırım;

Şiir Sarnıcı (e-dergi) Çıkış Bildirisi
Amacımız, “sanat evrensel bir olgudur” düşüncesiyle, gençleri ve dünya insanlığını sanatsal değerlerle buluşturmak, onlara nitelikli sanatsal bilgi sunmak ve estetik kaygılarını güçlendirmektir. Sanatseverleri bir platformda buluşturarak daha nitelikli tartışma ortamı yaratmaktır. Gençler ve sanatseverlerin sanatsal donanımını güçlendirmek ve başvuru kaynağı olabilecek yapıtlarla onları desteklemektir. Edebiyatı, özellikle şiiri, biraz olsun yapay kaygılardan kurtararak, nitelikli yapıt üretmenin yollarını araştırmak, tıkanıklığın önünü açmaktır.
Hedefimiz; uluslararası düzeyde nitelikli bir yazın dergisi olmak ve sanatçılarımızın yapıtlarını ülkemiz ve bütün dünyaya duyurabilmektir. Yeni ve farkındalıklı bir sanat/şiir dünyasının önündeki sorunları görünür kılmaktır. Özellikle, tozlanmış bilgilerden, genellemelerden, yalan yanlış söylemlerden, hiçbir mantığa dayanmayan genel geçer kabullerden biraz olsun arındırmaktır Türk şiirini… Etik bir yazın/şiir dünyasının düzlemini hazırlamak ve estetik değer algısını, daha somut şeylerle törpülemektir.
Dergimiz; hiçbir algı güdülemesine boyun eğmeden; bilim ve sanatın olması gerektiği düzlemde yer almasına özen gösteren; öğrenilmişlik, alışılmışlık ve çarpıtılmışlıklara kulak asmadan; kendine özgü yaratıcılığı ve çağdaş sanatı temel alan; çağdaş bir anlayışla var olma çabası taşır. Dilsel şiddet içeren, ideolojik ve dinsel dayatmaya yol açan, propaganda, dinsel tebliğ ve misyonerlik amaçlı, bağıran, çağıran, hakaret eden ve kişiyi hedef alarak yazınsal eleştiri mantığını aşan metinler, sanat anlayışımıza sığmaz.
Sanat görüşümüz; ortalarda dolaşan, ayrıştırılmış, onun bunun öğretisinin kuklası olmuş ve sanat biliminden soyutlanmış bir anlayış değildir. Çağdaş sanat veya evrimsel sanat kavramlarıyla tanımladığımız; akla, bilgiye, bilime, sınırsızlığa, sonsuzluğa ve yaratıcılığa dayalı bir sanat anlayışıdır; ögesi insan olan, sevgiyi temel alan, insanda yaşam sevinci yaratarak aklın evrimini hızlandıran nitelikli sanattır.
Biliriz ki deneyim sanatta önemlidir. Deneyime yaslanarak yeni ve farkındalıklı yapıt üretilmelidir; çağı avucuna alan, günümüz bilgisiyle yoğrulmuş, çağdaş sanat anlayışıyla özdeş. Çağ değişiyor, sanatla insan arasındaki ilişki evrim geçiriyor. Sanat, çağının çocuğu olabilmesi için doğduğu çağdan ileride olmalıdır.
Dünyadaki tüm yazar ve şairler ile bizi izlemekte olan ülkemizin yazar/şairlerine çağrıda bulunuyoruz. Çevreye, insana, barışa, insanca yaşama ve sanatın itici gücüne karşı duyarlılığınız varsa; insanlığın içini acıtan olayları önlemeye yönelik söyleyecek bir şeyleriniz birikmişse, sanatın işleviyle ilgili evrensel olgu/olaylar çerçevesinde sorumluluk duyuyorsanız; kısacası sanat için bir şey yapmak istiyorsanız; işte bütün dünya yazar/şairlerinin buluşabileceği; uçsuz bucaksız, özgür ve sensiz-bensiz bir ortam. Söyleyecek sözü olan, paylaşılacak yapıtı olan, sanatın ve yazının niteliğine katkı vermek isteyen herkes gönüllülük esasına göre sayfalarımızda yer alabilir. Okunma oranımız, sistemin bize ilettiği bilgi ışığında; basılı ve en iyi dağıtım sistemine sahip dergilerin okunma oranından daha fazla olduğunu gösteriyor. Reklâm yapmıyoruz; çünkü ekonomik bir kaygımız yoktur. Çatışmıyoruz, dayatmıyoruz, bir şeyler kanıtlamak peşinde değiliz; çünkü biz sanatın işlevi ve amacını, bilimsel yöntemlerle ele alan bir yaklaşıma sahibiz.
Ayrıca derginin uluslararası düzeyde tanıtımı, paylaşımı ve yayınlanacak eser iş birliğini yapmak üzere Türkçenin akraba dillerini konuşan ülkeler başta olmak üzere her ülkeden dergi temsilcilikleri oluşturmak istiyoruz. Bu konuda istekli ve sanat bilgi düzeyi iyi olan diğer ülke sanatçılarının başvurularını bekliyoruz. Ayrıca il bazında temsilciliklerimiz olsun istiyoruz. Dergimizde gönüllülük esasına göre yer almak isteyenler, bizimle iletişime geçebilir.
Hiçbir kaygı, saplantı, ön kabul ve çıkar çatışmasına aldırmadan sizlerle büyümek için oluşturulmuş özgür ve özgün bir yazın evreniyiz. Hep birlikte ve elden ele büyütelim.
Sanat; barışa ve insanca yaşama giden yolda en etkin rehberdir.
                                                                     Kasım 2019, Narlıdere

Bu hedeflerden sonra salt şiir taşıyıcılığı yapan, sanat ve şiir bağlamında felsefi tartışmaların, bilimsel yazı, deneme ve yorumların olmadığı bir derginin edebiyat dünyasına katkısı ne olabilir ki? İstedim ki söyleyecek sözü olan herkes, ünlüsü-ünsüzü, dergimizde kendi isteğiyle yer alsın biz de bu ortama sunulan bir platform görevi yapalım. Edebiyat dünyasında bu işler böyle yürümüyormuş, geç de olsa anladım.
‘Herkes bulunduğu yeri hak ettiği kadar haklıdır’ gerçeğinden yola çıkarak küçük bir saptamayla metni sonlandırayım:
Edebiyat Dünyası, daha genel söylersek sanat dünyası öyle sanıldığı gibi sütliman bir dünya değil; kurt ve kuzuların bir arada yaşadığı bir dünyadır. Belkemiğini de öğrenilmiş alışılmışlık oluşturuyor. Alkışı bir görüngü kabul ediyor. İşin içine bir de parasal kaygı girdi mi, fersah fersah kaçılacak bir ortam oluşuyor. Ben “Ekonomik ve Ben” kaygısından sıyrılarak bir şeyler yapmaya çalıştım, öğrenilmiş alışılmışlığı kırabilirim, alkıştan ziyade bilgiyi önceleyebilirim, diye düşündüm. Tabii ki gerçek daha başkaymış. Öylesine kaynaşık bir ortam ki sorunların tutkal gibi birbirini sıkı sıkıya tuttuğu, sarmal oluşturduğu bir yazın dünyası; çözmek için de bir çabanın olmadığını görmek ayrı bir sorun. Geçmişte üretilen yapıtları tarihsel sınıflandırma dışında eleştiri ve kuramsal alanda ezbercilikten öteye geçemeyen bir edebiyat bilimi; fakültelerden bireysel eğitim alanlarına kadar…
Herkes her şeyi biliyor yazın dünyasında. Sanat bilimi su gibi akıyor damarlarda. Oysa derginin kapağında da yazdığım gibi “Aygır gibi kişneyen yalanlar önünde kısrak gibi gevşeyen aydınlar” var bu ortamda. Yüzyıllar önce ortaya atılmış kurguların sıkı âşıkları örneğin. Asıl ilginç olanıysa çoğunluğun onayını alıyor olmaları, milyonları aşan destekçileriyle şımartılan bilmiş gündelik konuklar. Ulaşılması gereken yer burası mı? Bence hayır. Edebiyat tarihini biliyor olmalısınız. Kimler ve neler kalmış hoş bir ses olarak?
Bilimsel temele oturmayan, felsefi derinliği olmayan, çağdaş düzeyi tutturamayan bir ortamı daha fazla zorlamak beni yoruyor artık. Söyleyecek çok sözüm olmasına karşın söylemenin yararı olmadığını anlamış bulunuyorum.
Küçük bir önerim olacak sözlerimi bitirirken;
Sanata gönül veren sanat yolcuları ve fakültelerde görev yapan akademisyen dostlar,
Madem edebiyat bilimini üç ana dala ayırdınız. Hiç olmazsa kuram ve eleştiri dalını ayakları yere basar bir düzeye çekiniz. Çünkü kuramsal bilgi ve eleştiri, sanat eğitiminin kendisidir ve temelidir. Gördüğüm kadarıyla bu iki alan hırpalanmaya ve silkelenmeye muhtaç.
Bilgi, hiper-aktif bir karaktere sahiptir; yerinde duramaz. Edebiyat dünyasındaki perspektifi görebilecek altyapı ve uzagörüme sahip olduğumu ve bunu sürekli güncellediğimi söyleyebilirim. Elbette sahip olduğum bilgiyi hiçbir karşılık beklemeden paylaşmayı sürdüreceğim.
Dergimize katkıları ve karşılıksız emeklerinden dolayı Yayın Kurulumuz; Hidayet Karakuş, Dizdar Karaduman, Seval Arslan, Selami Karabulut, Nilüfer Açılan Yıldız, Özge Sönmez, Elif Burcu Özkan’a; Dergi Temsilcilerimiz; Dizdar Karaduman, Vildan Çalışkan, Filiz Kalkışım Çolak, Seval Arslan, Nermin Akkan, Seçkin Zengin, Elif Burcu Özkan, Hasan Çapik, Nimet Taner, Ömriye Karataş, Nilüfer Açılan Yıldız, Uğur Olgar, Ahmet Yılmaz Tuncer, Zaur Ustac, Cengiz Köse, Cihangir Nomozov’a; yapıtlarıyla dergimizi zenginleştiren yazar-şairlerimize; canı gönülden teşekkür ederim. Eğer dergiyi kaldığı yerden sürdürmeye karar verirsem aynı ekiple yola devam etmek isterim. Saygılarımla
Mutlu ve esenlikli günlerde okumak, okunmak dileğiyle… Hoşça kalın sevgili okurlar.
502 görüntüleme
0 beğeni 0 yorum

Yorumlar

(0)

Yorum yapmak için giriş yapın

Кіру

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!